Ana içeriğe atla

Delilim Yok Kalbimden Başka (Kitap Notları)


Delilim yok kalbimden başka.

Serdar Tuncer abimize olan sempatik duygularım yazılarımı uzun zamandır takip edenlerin malumudur. Etmeyenler için söyleyeyim, "hiç kimse mükemmel değildir, kişiye tartıda ağır gelen tarafına göre muamele edilir" düsturu ile muhabbet beslediğim insanlardan biri de Serdar Tuncer'dir.

Erzurum'da yaşar iken kendilerinin pek çok hasbihalinde ön sıralardan yerimi almış, İstanbul'da muhabbetine hasret kalmış bir insanım.

Konuşması ile karşısındaki insanın gönlüne tesir eden bu abimizin bir kitabı çıktı. Kitabın adı "delilim yok kalbimden başka". Kitap, kısa yazılardan oluşuyor. Bunların en etkileyici olanları ise başlarda bulunuyor. Sona doğru etkili yazılar yerini güzel kurulmuş cümlelere bırakıyor.

Çıkar çıkmaz almak istediğim bu kitaba, bir türlü fırsat bulamadığım için ulaşamamış Erzurum'a eli boş dönmüştüm ki bir de ne göreyim. Benden önce o gelmiş de yollarımı gözlüyormuş. Çabuk bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum bu kitabı bugün nihayete erdirdim. Ve bitirir bitirmez de bir kitap notları yazısı kaleme alayım istedim. Buradan sonrasında ben susuyorum Serdar abimiz konuşuyor. Bakalım bizlere neler söylüyor:


"Bizim için istiyor gibi yapıp aslında bizden istiyorlar." diyor ki çok haklı.

"Okurluğuna at pazarlı kahvelerin telvesi, yazarlığına Çengelköylü çayların dumanı, derdine Üsküdarlı sabahların uykusuzluğu şehadet eden kardeşlerim.." gelin gelin!! diyor ve de ekliyor;

"Ey teninin eski beyazlığına İslamcılarla kavgasını gizleyemeyen taze esmerler ve ey on beş kere katlanmış banknotların sahte pudrası ile kadim zenciliğinden arınamamış atamayan beyazlar, el ele tutuşup beri gelin diyeceklerim var!"

"Ariflerden birine nasılsın diye sorulunca" diyor  "daha belli değil" dermiş, "sıratı geçince belli olacak" diye de eklermiş. Ama ve lakin gençler bunu nereden bilsinlermiş.

"Gençlik iyi bir şey ama gençlerin elinde heba olmasa" diyen Wilde abimize

"Şeytan mı daha tehlikeli nefis mi? diye sormuş da sorusuna "Şeytan'ı da yoldan çıkaran nefsi idi" diye cevap bulmuş. Doğru söz alkışlanır.

Ve yazımızı, abimizin asrın hastalığı ile ilgili tespitine yer vererek bitiriyorum.

"Deliler ve veliler hariç herkes, kendini bir başkasının gözünden seyretmeyi sever. Veliler yaradan nazarında nasıl olduğunun derdi ile başkalarını hiç etmiş, Deliler başkalarının ne düşündüğünü düşünemeyecek kadar kendinden geçmiştir. Ne veli olabildik ne de deli.."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))